Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-a, 62, 52/2, 4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki otobüsle iki yönlü yerleşim içi yolda seyir halinde iken sağ ön yan kısmıyla sağında gitmekte olan katılanın idaresindeki bisiklete çarpması neticesinde, katılanın organ veya duyularından birinin işlevinin sürekli olarak zayıflaması niteliğinde yaralanmasına sebep olduğu olayda, tam kusurlu olan sanığın mahkumiyetine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın bisikletin birden kendisinin aracına çarptığı, kendisinin kusurunun olmadığına ilişkin ve sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
İddianamede, TCK'nın 89/2-a. maddesinin uygulanması talep edilmediği gibi, ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 89/2-a. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy