(2863 S. K. m. 67) (5237 S. K. m. 52, 53, 62, 63)
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanunun 67/2, TCK’nın 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2010 tarihli ve 2010/2 esas, 2010/333 karar sayılı kararının 13/04/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 29/01/2015 tarihinde TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle TCK’nın 179/2. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/219 esas 2015/321 karar sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 04/06/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2015 tarihli ve 2015/149 Esas - 2015/638 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığına dava ihbar edilmediğinden, 08/03/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başlaması ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, bu durumda, sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlem 02/02/2010 tarihli savunma olup, 08/03/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 17/11/2015 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 02/02/2010 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 17/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)