(2004 S. K. m. 97, 99)
Dava: Davacı S.T. ile davalı E.E.'ye müteallik olmak üzere İzmir İcra Hakimliği'nden verilen 7.12.1967 tarih ve 967/956-1776 sayılı Karar'ın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 11.1.1968 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Üçüncü şahsın istihkak iddiasına alacaklı veya borçlu itiraz ederse icra memuru dosyayı hemen tetkik merciine verir. Merci dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde edineceği kanaate göre takibin devam veya talikine karar verir. Üçüncü şahıs, merci kararının tehfim veya tebliğinden itibaren yedi için gün içinde tetkik merciinde dava açmaya mecburdur. Açtığı bu dava red olursa istihkak iddiası kabul olunur ve kötü niyeti de tahakkuk ederse, alacaklı veya borçlu muayyen hadden az olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Menkul mal, mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü şahsın elinde bulunursa 97 nci değil, 99 uncu madde hükmü uygulanır. Yani, icra memuru malı elinde bulunduran üçüncü şahıs aleyhinde, yedi gün içinde dava açması lüzumunu alacaklıya tebliğ veya tefhim eder. Alacaklı tarafından açılan bu dava neticesinde 97 nci maddede söz konusu edilen tazminat hükümlerinin uygulanacağına dair İcra ve İflas Kanunu'nda ne açık ve ne de zımni bir kayıt yoktur. Üçüncü şahsın haksız haciz sebebiyle hasar vesaireye dayanan tazminat iddiasının umumi hükümler dahilinde görülmesi zaruridir. Umumi hükümlere dayanan böyle bir davaya mahdut yetkili icra tetkik merciinde değil, umumi mahkemede bakılır.
Sonuç: Yukarıda yazılı esaslar göz önünde tutularak davanın vazifesizlik yönünden reddi gerekirken esası incelenerek karara bağlanması usule aykırı temyiz isteği yerinde görüldüğünden merci kararın İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428 inci maddeleri uyarınca bozulmasına 15.01.1968 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy