(2004 S. K. m. 68, 148, 149/b,150/a) (743 S. K. m. 797)
Dava: Alacaklı Ziraat Bankası ile borçlular H.B. ve arkadaşlarına müteallik olmak üzere, Uzunköprü İcra İşleri Tetkik Mercii'nden verilen 26.11.1969 tarih ve 28-35 sayılı kararın müddeti içinde temyizen tetkiki, borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya, mahallinden daireye 16.9.1971 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İcra takibi; iskonto ve iştira taahhütnameleri mucibi açılan cari hesap bakiyesinin tahsili için, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılmış borçlulara bu yola ait 152 Örnek ödeme emri tebliğ edilmiş olduğu, 969/215 sayılı icra dosyası ile sabittir.
28.3.1969 tarihli takip talepnamesinde, 8.9.1951 ve 30.12.1961 tarihli ipotek belgelerine dayanıldığı ve bunların eklenerek ibraz edildiği açıkça kaydedilmekle yetinilip ayrıca ipotek akit tablosunun resmi örneği verilmemiştir. Mübrez iki belge, MK' nın 797'nci maddesinin 2'nci fıkrasında yazılı ve tescilin vukuunu ispata medar belgeden ibaret olup, akit tablosu değildir. Bunların arkasındaki meşruhat dahi, ipotek akti tablosu örneği olarak kabul edilemez.
İİK'nun 148 ve 149'uncu maddelerinde açıklandığı gibi, gayrimenkul ipotek alacaklısı, yetkili veya gayrimenkulün bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesini ve akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibraz etmeğe mecburdur. İcra memuru, akit tablosu örneğini inceleyip, kayıtsız-şartsız borç ikrarını ihtiva ettiğini ve borcun muaccel olduğunu anlarsa, borçluya icra emri (Mad: 149), aksi halde ödeme emri (Mad: 149/b) tebliğ eder. Olayda, ipotek akit tablosunun onanmış resmi örneği takip talepnamesiyle birlikte ibraz edilmediğinden, icra memuru durumu incelemediği gibi, icra tetkik mercii hakimi de duruşma sırasında mezkur belgeyi ibraz ettirip ipoteğin şümulünü, takip konusu borçla ve takip edilen kişilerle alaka ve münasebet derecesini tespit etmiş değildir.
İİK'nun 150/a maddesinde açıklandığı gibi, ipotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi mukavelenin teminatı olarak verilmişse, tetkik mercii bu mukavelenameyi ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları, 68'inci maddedeki esaslar dahilinde incelemeğe, gerçek borç miktarını ve borçlulardan her birinin sorumluluk derecesini tespit etmeğe mecburdur. Borçlular, cari hesabın takip tarihindeki bakiyesinin 100 bin liranın altında ve 78.312 liradan ibaret olduğunu iddia ettikleri halde, 150/a maddesi uyarınca gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılıp, takip zamanındaki bakiye borç miktarı tespit ettirilmemiştir.
İcra takibi, 28.3.1969 tarihinde ve 100 bin liranın tahsili için açıldığına ve karara dayanak yapılan 13.11.1968 tarihli mektupta ve buna bağlı cetvelde ise daha yüksek bir meblağdan söz edildiğine göre, aradan geçen zaman zarfında yeniden tediye vesaire gibi işlemler neticesi cari hesap bakiyesinin azaldığı anlaşılmakta, bu husus dahi takip tarihindeki gerçek borç miktarının kesin olarak tespitini zorunlu kılmaktadır. Ancak tetkikatın, bu dilekçede ve bunun eki olan cetvelde yazılı esaslar da göz önünde tutularak icrası lazımdır.
Sonuç: Temyiz itirazları, yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görüldüğünden, merci kararının, İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428'inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.11.1971 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy