(2004 S. K. m. 75, 168, 169/a, 337)
Dava: İcra takibi, emre muharrer senede müsteniden, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılmış, borçlu T.T.'ye <163 Örnek> ödeme emri tebliğ edilmiş. T.de icra tetkik merciine verdiği bir dilekçe ile, bono bedelini ödediğini iddia ederek itirazda bulunmuştur.
Karar: İİK 168/5 ve 169/a maddelerinde açıklandığı gibi, imza reddinden gayrı nedenlerle yapılan itiraz, takibi durdurmaz. Böyle bir itirazın neticesini beklemeden borçlunun mal bildiriminde bulunması zorunludur. Aksi halde, 377'nci maddede yazılı suç, tekevvün eder. Hadisede 75'inci madde hükmünün uygulanmasına mahal yoktur.
Suç, <163 Örnek> ödeme emrini müteakip, itiraz süresi içinde beyanda bulunulmamakla tekevvün etmiş olmasına rağmen, alacaklı bu olaydan dolayı şikayet etmeyerek, itirazın reddine mütedair 21.3.1972 tarihli karar tefhim olunduğu halde, üç gün içinde mal beyanında bulunulmadığını iddia edip, bu fiilden dolayı ceza istemiştir.
Şikayet konusu göz önünde tutulmaksızın, 75 ve 337'nci maddelere müsteniden mahkumiyet kararı verilmesi isabetsiz, temyiz isteği yerindedir.
Sonuç: Tebliğnamenin reddiyle, hükmün, İİK 366 ve CMUK 321'inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.11.1972 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)