(2004 S. K. m. 179, 264, 265, 366) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Alacaklı Koç Ticaret ile B.E.'ye müteallik olmak üzere, İstanbul 6. İcra Hakimliği'nden verilen 8.9.1972 tarih ve 2463 - 679 sayılı kararın onanmasını mutazammın 17.11.1972 tarih ve 11060 - 11018 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki, alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya, mahallinden daireye 22.3.1972 tarihinde gönderilmiş olmakla, okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kollektif şirket aleyhindeki takip semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş olmadıkça, şirket borcu için ortaklar aleyhine dava veya takip açılamaz. Ancak bu durum, ortakların şahsi mallarına ihtiyati haciz konmasına mani değildir. Bu suretle konulan ihtiyati hacizler hakkında, İ.İ.Kanunu'nun 264'üncü maddesinin birinci fıkrasında gösterilen müddetler, birinci fıkranın 2'nci cümlesi hükmünce, ortağa karşı dava veya takibe başlama yetkisi doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Aynı maddenin 4'üncü fıkrasında, alacaklı bu müddetleri geçirir, davasından veya takip talebinden vazgeçerse veyahut takip talebi kanuni sürelerin geçmesi ile düşerse veyahut dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir yıl içinde yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa, ihtiyati haciz hükümsüz kalır. İlgililerin istemeleri halinde keyfiyet, lazım gelenlere bildirilir.
264/4'üncü madde metninden anlaşılacağı gibi, müddetlerin geçmesiyle ihtiyati haciz kendiliğinden düşer. Hakimin bu hususu tespit eden kararı, ihdasi değil izhari nitelik taşır. Yani, ihtiyati haczin düşmüş olduğunu tespit ve ihzardan ibarettir. Kendiliğinden kalkan haczin bu durumunun tespiti ve ilgililere duyurulması isteği, bir süreye bağlı değildir. Bu noktaya değinen karar düzeltme isteği, yerinde görülmedi.
Ancak; 5.6.1970 gününde, kollektif şirketin bilumum mallarından borcu karşılar miktarının haczine karar verilerek gerekli işlemlere tevessül edilmiştir. 8.6.1970 gününde menkul haczine gidilmişse de haczi kabil mal bulunmamış haciz için tapu idaresine yazılan müzekkereye ancak 3.7.1970 tarihinde ve Şirketin taşınmazları bulunmadığı, bu nedenle haczin uygulanmadığı cevabı verilmiştir. Şirketin haczinin tahakkuk ettiği bu tarihten itibaren, 265'inci maddede yazılı süre geçmeden, yani 7.7.1970 gününde 179'uncu maddeye tevfikan, şerik aleyhine takibe geçilerek ödeme emri tebliğ ettirilmiştir. Menkul mal bulunmadığını tespit eden ve diğer malların ademi mevcudiyeti hakkında kesin bir delil sayılmayan tutanak, şirketin aczini belirtmeyeceğinden, müddetin hesabında bunun mebde tutulması yanlış, bu noktaya değinen karar düzeltme isteği yerindedir.
17.11.1972 tarihli, 11060-11018 sayılı Yargıtay onama ilamı hükmü kaldırılarak, merci kararının yukarıda yazılı nedene hasren İİK 336 ve HUMK 428'inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.04.1973 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy