(2004 S. K. m. 168) (6762 S. K. m. 592)
Dava: İ.İ.K.nun 168. maddesinde açıklandığı gibi kambiyo senetlerine mahsus özel yolla yapılan takiplerde imzaya vaki itiraz icra dairesine, bunun dışındaki itirazların mercie yapılması gerekir. Tetkik konusu olayda borçlu bu maddeye uygun olarak imzaya vaki itirazını icra dairesine yapmış hakkındaki takip durmuş, devamı alacaklının itirazın kaldırılması için merciden olumlu karar getirmesiyle mümkün bulunmuş ise de, bu cihet ayrıca 168. maddenin diğer fıkralarına göre borçlunun mercie itiraz etmesine mani değildir. Borçlu süresinde mercie vaki itirazında pul dışındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak senedi boş olarak imzaladığını, metnin bilahare doldurulmuş olduğunu bildirerek itiraz etmiştir. Bu nedenle merciinin itirazın reddi kararında gösterdiği gerekçede isabet yoksa da Ticaret Kanununun 592. maddesinde açıklandığı gibi tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bir senet bu sebepten hükümsüz sayılamaz. Borçlu senedin anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğunu İ.İ.K.nun da öngörülen belgelerle ispat etmiş değildir.
Sonuç: Takip hamil tarafından yapıldığı takdirde ayrıca hamilin kötü niyetle ve bilerek iktisap ettiğinin ispatı gerekir. Mercie takibin, itirazın reddi suretiyle devamı sağlandığından yukarıda açıklanan gerekçelerle varit olmayan temyiz itirazlarının reddiyle sonucu doğru merci kararının İİK'nun 366 ve HUMK' nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA 15 lira onama harcının temyiz edenden alınmasına, peşin harcın mahsubuna bakiye kalmadığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığın 17.06.1976 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy