(818 S. K. m. 248, 257, 258, 260, 261) (2004 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 428)
Merci kararının borçlu vekili tarafından temyiz olunması üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 27.11.1980 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Maliye tarafından yapılan ödemelerin ne şekilde olacağı kanun ve yönetmeliklerle saptanmıştır. Kira parasının ödenmesi durumunda da bu paradan ne için ne kadar kesinti yapılacağı belirli olup icra takibinden evvel yapılan ödeme ile takipten sonra yapılan ödemelerden yapılacak kesintiler arasında fark olmamak gerekir. Ödeme emrinin tebliğ üzerine ilgili dairece tahakkuk müzekkeresi ve verilen emri düzenlenmiş olup mevzuat gereğince yapılması gerekli 1031 TL. lık kesintiden sonra bakiye miktar süresi içerisinde icra dosyasına yatırıldığından alacaklının talebinin reddine karar vermek gerekirken itirazın ref'i ile tahliyeye karar verilmesi isabetsiz olup temyiz olunan merci kararının İİK. nun 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.02.1981 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki ilişki özel hukukla ilgilidir. Alacak kira akdine dayanmaktadır. Akitlerden birinin Kamu Tüzel kişisi olması, akdin mahiyetini etkileyemez.
Kira akdinde tarafların icap ve kabulü ile kira parası tespit edilmiştir. Bu paranın net olarak kiralayana ödenmesi gerekir. Akdin özel şartları arasında paranın ödenmesi için kanunen yapılması gerekli kesintilerin mucire ait olduğuna dair bir kayıt yoktur. Borçlunun tamamen iç münasebeti ile ilgili husustan dolayı kira parasının tenkisini doğuracak şekilde kesinti yapması düşünülemez. Akdi yaparken bu ciheti nazara alması gerekir. BK.nun 248. ve takip eden maddelerinde nelerin ne şekilde kiradan mahsup edilebileceği gösterilmiş olup olayda böyle bir durum söz konusu değildir.
Bu nedenle çoğunluk kararında gösterilen bozma sebebine ve gerekçesine iştirak edilmemiştir. Ancak dosyada mevcut belgelerden 5-6 senedir kiraların kanuni kesintiler yapılarak ödendiği ve alacaklının bu kesintileri ihtirazı kayıt koymadan kabul edip kira paralarını tahsil ettiği şu suretle teamülün oluştuğu ve akdin eklentisi halinde geldiği anlaşıldığından merci kararının bozulması gerekir. Binnetice çoğunluk kararının gerekçesine muhalifiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy