(2004 S. K. m. 89)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine; bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 9.8.1982 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: İİK.nun 89/3. maddesinde, 3. kişinin ikinci haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine takip alacaklısı aleyhine menfi tespit davası açılabileceği, bu davanın ikinci ihbarnamenin tebliğinden başlayarak yedi gün içinde açılması gerektiği ve davanın açıldığını belirleyen evrakı aynı süre içinde icra dairesine ibraz etmeye mecbur olduğu yazılıdır.
Madde metninde geçen (mecburiyet) sözcüğünden anlaşıldığı üzere, bu kural emredicidir. Maddede yazılı yedi günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olması itibariyle, uyulmadığı ve geçirildiği takdirde, menfi tespit davasının süresinde açılmış olması hali, 3. kişiyi zimmetinde sayılan borcu ödemekten yahut yedinde sayılan malı teslim etmek mükellefiyetinden kurtarmaz.
Olayda, ikinci haciz ihbarnamesinin 22.2.1982'de tebellüğ eden şikayetçi yedi günlük süre içinde ve 1.3.1982 tarihinde menfi tespit davası açmış ise de bu hususu İİK.nun 89/3. maddesinde yazılı süreden çok sonra 28.5.1982 günü belgelendirdiğine nazaran anşılan maddenin kendisine sağladığı imkanı kullanma hakkını yitirmiştir.
Bu durumda icra memurluğunun icra memurluğunun 28.5.1982 tarihli kararı yasaya uygun ve bu karar aleyhine vaki şikayetin reddi gerekirken kabulü yolunda karar tesisi isabetsizdir. O halde merci kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan bu durum karşısında alacaklı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmekle temyiz olunan merci kararının yukarda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.10.1982 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy