(2004 S. K. m. 275, 366) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 10.5.1985 tarihinde gönderilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun 15.11.1982 tarihli özel şartlarında taahhüdü ihtiva eden akde dayalı olarak yapılan takibe, mukavelede yapılan tahliye taahhüdünün geçersiz olduğundan bahisle itiraz ettiği, oysa mukaveledeki taahhüdün ilk mukavele olması halinde geçersiz bulunduğu, takip dayanağı mukaveleye itiraz edilmediği duruşmada ilk mukavelenin de kabul edildiği, 2. mukaveledeki tahliye taahhüdünün geçerli bulunduğu düşünülmeden ve süresinde de takibin yapıldığı nazara alınmadan takibin reddolunması isabetsiz, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden merci kararının İİK. 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.01.1986 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Takip 15.11.1982 tarihli kira sözleşmesindeki tahliye taahhüdü nedenine dayanmaktadır.
Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu kiracı vekili, icra zaptında "takip konusu yapılan tahliye taahhüdü kira mukavelesinde yazılıdır. Kira mukavelesinde mukavele maddesi olarak yapılan tahliye taahhüdü geçerli değildir. Bu nedenle kira mukavelesi yenilenmiştir" demek suretiyle takibe itiraz etmiştir.
itirazın kaldırılması ve tahliye isteğinde bulunan kiralayan alacaklı vekili, davalı kiracının uzun zamandan beri kiracı olup tahliye taahhüdünün ilk kira sözleşmesinde değil, davalının kiralananda bulunduğu sırada yapılan kira sözleşmesinde düzenlendiğini, taraflar arasında yapılan daha evvelki kira sözleşmesinde böyle bir tahliye taahhüdünün bulunmadığını öne sürmüştür.
Konunun halli için takibe dayanak yapılan 15.11.1982 tarihli kira sözleşmesinin ilk kira sözleşmesi olup olmadığının saptanması gerekir.
Eğer bu sözleşme borçlu - kiracının itirazında belirttiği gibi ilk kira sözleşmesi ise, taahhüt müzayaka halinde iken verdiği cihetle ve ilgili tevhidi içtihada göre geçersiz, aksi halde geçerli olacaktır.
Borçlu vekili açıkça duruşmada sonradan davacı tarafından varlığı öne sürülen ve ilk kira sözleşmesi olduğu iddia olunan tarihsiz, ancak kira başlangıcı 15.11.1981 olan kira sözleşmesinin varlığını kabul etmemiş, bu sözleşmeyi inkar etmiştir. Çoğunluğun kabulü gibi bu ilk kira sözleşmesinin kabulüne dair açık bir beyan olmadığı gibi, aksine açık olarak ret beyanı vardır. Bu ret beyanının aksinin dar yetkili mercide ispatı mümkün değildir.
Hal böyle olunca, takip konusu 15.11.1982 tarihli kira sözleşmesinin ilk kira sözleşmesi olduğunun ve bu ilk sözleşmede verilen tahliye taahhüdünün geçersiz olduğunun kabulü zorunlu hale gelir.
Bu gerekçeler ile merci kararı doğrudur. Onanması gerekir. Bozma nedenlerine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy