(2004 S. K. m. 158) (1086 S. K. m. 179)
Dava: Hükmün müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 13.5.1985 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosya münderecaatına, tarafların iddia ve müdafaalarına, karardan evvel 160. madde hükmünün yerine getirilmesine, davanın devamı sırasında konkordatonun tastik edilmemesi kararının kesinleşmiş olmasına binaen sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı hakkında Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dört, 5.'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bir tane olmak üzere müteaddit iflas davaları bulunduğu cihetle, o davalarda iflas kararı verilip verilmediği, kesinleşen iflas kararı bulunup bulunmadığı araştırılmak, kesinleşen iflas kararı mevcut ise davanın konusu kalmadığından dava reddedilmek, bu şekilde verilmiş bir iflas kararı mevcut olup kesinleşmemiş ise bekletici mesele yapılmak gerekirken noksan inceleme ile iflas kararı verilmesi isabetsiz olduğu gibi,
3- Kabul şekline göre de 22.1.1985 tarihli celsede (duruşmanın yarına bırakılmasına) tarzında karar verildiği, ancak saatinin belirlenmediği,
Sonuç: Duruşmanın gıyapta bitirilmesi ve bu kararın katip tarafından imzalanmış olması isabetsiz, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden açıklanan nedenle İİK.366 ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.01.1986 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Kesinleşmemiş bir iflas kararı, iflas davacısının, kesinleşmeden önce vaki olabilecek vazgeçmesiyle ortadan kalkabilir. Bu nedenle, kesinleşmemiş bir iflas kararının, aynı borçlu hakkında devam eden diğer iflas davalarında bekletici sorun yapılması uygun değildir. Her davacının, bireysel davasının ertelenmeksizin bir an evvel kesin sonuca ulaşmasında hukuki yararı vardır.
Daire karırının 2. bendinde yer alan ve yukarıdaki görüşümle çelişen çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy