(2004 S. K. m. 4, 68, 269)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 30.5.1985 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kira alacakları, İİK.'nun onuncu Bab'ında yer alan özel hükümlere (İİK. 269 ve izleyen maddelerine) göre takip edilebilecekleri gibi, aktin feshi ve tahliye istemiyle birleştirilmeksizin genel haciz yolu ile de takip edilebilirler.
Genel haciz yolu ile yapılan takiplerin bir belgeye dayanması zorunlu değildir. Bu tür takiplerin bir belgeye dayanmaması ya da dayanılan belgenin İİK. nun 68/1 maddesinde belirtilen nitelikte bulunmaması, borçlu itirazının niteliğine göre, itirazın kaldırılması başvurusunda değerlendirilecek hususlardır.
İtirazın kaldırılması için icra tetkik merciine yapılan başvurular, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesine göre, tetkik merciinin görevine giren işlerdendir. Bu işler, genel anlamda dava değildirler.
Takip edilen alacak, çekişmeli olup, çekişmenin çözümü genel mahkemede yargılamayı gerektiriyor ise tetkik merciince yapılacak iş, itirazın kaldırılması isteminin bu gerekçe ile reddine karar vermekten ibarettir. Görevsizlik kararı verilemez.
Sonuç: Somut olayda, alacaklı vekili, takibini genel haciz yolu ile yapmış, borçlu M.İ. vekili, icra dairesine verdiği 22.2.1985 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkilesinin kira borcu olmadığını, anahtar teslim olunana kadar işleyen bütün kira bedelini ödediğini bildirmiştir. Kira aktinin yazılı olması hakkında kanuni bir zorunluluk bulunmadığı, borçlunun kira aktini, kiracılık sıfatını inkar etmediği düşünülmeden İİK. 269/B maddesi nazara alınmadan görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olduğundan, merci kararının İKK. 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.01.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy