(2004 S. K. m. 127, 114, 126, 134)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 2.7.1985 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tapu kaydına göre hissedarlardan A.K. ve L.Ç. ilgileri olmasına rağmen satış ilanlarının tebliğ edilemediği anlaşılmakta ise de İİK.'nun 127. maddesi malum ikametgahları veya mümessilleri, varsa gayrimenkulün tapu sicilinde kayıtlı bulunan bütün alakadarlarına tebligat yapılacağı hüküm altına alınmış olup, adı geçen hissedarların tapu kaydında belli ikametgahları belirtilmediğinden, bunlara satış ilanı tebligatı yapılmamasında bir usulsüzlük yoktur. Ancak, aynı Kanun'un 126. maddesinin son fıkrası delaletiyle uygulanması gerekli 114. maddesi 2. fıkrasına göre ilan şekli artırmanın tarih, yer ve günün ve gazetede ilan yapılıp yapılmayacağı icra memurluğunca alacaklının menfaatine en uygun geleni nazarı dikkate alınarak tayin olmuş, satış ilanları gazete ve belediye hoparlörleri ile yapılmış, ancak mahkeme divanhanesine asılmak suretiyle gerekli ilan yapılmamıştır. Bu noksanlık talebi azaltacak niteliktedir. Nitekim ihaleye tek alıcı alacaklı katılmış ve muhammen değerin çok altında bir değer teklif etmek suretiyle taşınmazı almıştır. Mevcut tanık beyanı da nazara alındığında ihalenin normal şartlar altında yapılmadığı düşünülmeksizin yazılı şekilde fesih isteğinin reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz isteği bu nedenle yerinde bulunduğundan merci kararının İİK. 366 ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.03.1986 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy