(2004 S. K. m. 130, 133, 134)
1. Merci Kararı`nın onanmasını mutazammın 23.11.1987 tarih ve 12540-12022 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 18.12.1987 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
20.000.000 TL muhammen değerli taşınmaz 14.12.1984 tarihinde V.Ç`ye 77.055.000 TL`ya ihale edilmiş ihale bedelini ödemediği cihetle kendisinden sonra en fazla artıran K.D`ye 77.250.000 TL üzerinden teklif yapılmış K almayı kabul etmiş K 20.000.000 TL ipotek alacağı olduğunu, ayrıca babası M`nin keza 20.000.000 TL ipotek alacağını temelük ettiğini, 27.000.000 TL da haczi bulunduğunu 67.000.000 TL`nın bu şekilde ödenmiş sayılacağından bakiye 10.250.000 TL`yı yatıracağını beyan etmiş ve aynı gün icra dosyasına 12.000.000 TL`yı ödemiştir.
İİK`nun 130. maddesinden anlaşılacağı gibi ihale haciz koyduran ve ayrıca ipotek alacağı bulunan davalı alacaklıya yapıldığına göre ve satılan gayrimenkul üzerinde kendisine rüçhanlı bir alacaklı olmadığından müşteri sıfatı ile ödemek mecburiyetinde olduğu meblağı ödemekten alacağı nisbetinde imtina edebilir. Bu kelime manası ile takas olmayıp bilahare kendisine iade edilecek parayı tediyede bulunacak kimsenin bu tediyeyi yapmasına mahal bulunmaması ve öncelikle imtina eyleme durumudur. Bu cihet nazara alınmadan 133. maddeye göre para süresinde ödenmediğinden ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğinden karar verilmesi isabetsiz oduğu gibi kabul şekline göre de ilk müşterinin ihale bedelini ödememesi halinde kendisinden sonra en çok bedel sürene ihale yapılıp bunun tarafından da süresinde satış bedeli ödenmediği taktirde artık 133. maddenin uygulanamayacağı, taşınmazın yeniden ihaleye çıkarılması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir. Ayrıca İİK`nun 134. maddesi gereğince fesih davası açılması icra dairesince 133. madde gereğince muamele yapılmasını da engellemeyeceği ancak ihale kesinleşmedikçe tescil işleminin yapılamayacağının nazara alınmaması da isabetsiz bulunmuş olup merci kararının bozulması gerekirken onanmış olması doğru bulunmadığından 23.11.1987 tarih, 12540/12022 sayılı Yargıtay onama ilamının kaldırılarak 22.10.1987 tarih, 1493/1342 sayılı merci kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK`nun 366 ve HUMK`nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26.1.1988 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy