(2004 S. K. m. 18, 62, 66)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 11.2.1987 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu hakkında adi takip açılmış, 49 örnek ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlu süresi içinde 5.11.1986 tarihli dilekçe ile borcun esası dahil itiraz etmiştir. Aynı tarihte imzanın kendisine aidiyetini kabul etmekle beraber borcun ödendiğini öne sürerek tutanağı imzalamış olması, itirazla duran takibin devamına imkan verir nitelikte sayılamaz. Alacaklı merciden olumlu karar getirmedikçe takibin müteakip safhasına geçilemez. Takibin kesinleştiği ve borçlunun gayrimenkullerine fiilen elkonulması ve vs. ye ait 21.11.1986 tarihli memurluk kararı, borçluya tebliğ edilmediğinden şikayet süresi işlemeyeceği gibi, 5.11.1986 tarihli kararda ise takibin kesinleştiğine dair bir kayıt ve keza borçluya tebliğ bulunmadığından, şikayet süresinin geçtiği söylenemez.
O halde, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararın yukarıda yazılı nedenle İİK. nun 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.02.1988 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy