(2004 S. K. m. 21, 65, 68)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 20.2.1987 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Tebligatın usulsüzlüğü gecikmiş itiraz sebebi sayılmaz. Ancak, olayda merci bu hali İİK. nun 65. maddesine uygun nitelikte kabul ederek gecikmiş itiraz nedeni sayılmıştır. Karar borçlu lehine olduğu ve onun tarafından esas yönünden temyiz edildiği için bu hata bozma sebebi sayılmamıştır.
Merci gecikmiş itirazı benimseyerek esas hakkında yaptığı inceleme sonucunda takibin dayandığı 25.6.1985 tarihli anlaşmaya göre ihtilafın çözümünün dar yetkili merciide çözümlenemeyeceğini kararına gerekçe yapmıştır. Bu görüş esas itibariyle kanuna ve takibin dayandırıldığı belgeye göre yerindedir. Ancak, merci bu gerekçeye ters düşer şekilde bir sonuca ulaşmış, isteğin görev yönünden reddine karar vermiştir. Bu hal tarzı keza, alacaklının temyizi bulunmadığından müktesep hak kaidesi gereği bozma dışı bırakılmıştır.
Ancak, gerekçeye göre işin hallinin yargılamayı gerektirdiği benimsendiğine ve bunun hilafına ve alacaklının temyizi bulunmadığına göre bu durumda dava açması gereken tarafın alacaklı olduğu nazara alınmaksızın (takibin devamına) karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazı yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülmekle merci kararının İİK. nun 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09.02.1988 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy