(2004 S. K. m. 62, 66)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 25.4.1988 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip genel haciz yolu ile açılmış borçluya 49 örnek ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlu asıl alacak tutarını kabul etmekle beraber sadece faiz ve cezai şarta ilişkin kalemlere itiraz etmiştir. Bu dilekçenin verilmesi üzerine icra müdürü kendiliğinden, tarihsiz olup, tutanakta yazılı biçimde sonuç olarak itirazın reddine karar vermiştir. 411.000 liralık asıl alacağa itiraz edilmediğine nazaran bu bölüm bakımından alacaklının takibine devam etme hak ve yetkisi doğmuştur. Takibin biçimine ve itirazın niteliği bakımından temerrüt faizi ve cezai şarta ilişkin bölüm ise İİK. nun 66. maddesi hükmü gereği durmuş bulunmaktadır. Borçlunun müdürlüğün bu kararına vaki şikayeti yukarıdaki esaslar dairesinde ele alınmalıdır. Hal böyle olunca asıl alacak yönünden takibin devamını engeller biçimde iptal kararı verilmesi yasaya ve dosyaya uygun değildir.
Faiz, cezai şart açısından duran takipte alacaklının itirazın kaldırılmasını istemesi yasal olup bu iki yönden itiraz sebepleri incelenmeli ve sonucu dairesinde bir karar verilmelidir.
Takibin dayanağı senette % 52 temerrüt faizi benimsendiği için bu konudaki itirazın yersiz olduğu nazara alınarak kaldırılması, cezai şart gerekip gerekmediği ve alacaklının bunu istemeye hakkı olup olmadığı hususi ise yargılamayı gerektirdiğinden bu bölüme ait alacaklı isteğinin reddedilmesi icap ettiği göz önüne alınmalıdır.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görülmekle temyiz olunan merci kararının İİK. nun 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 19.01.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy