(2004 S. K. m. 167, 170/a)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 4.5.1988 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip dayanağı senetlerin taraflar arasında mevcut inşaat sözleşmesine bağlı teminat senetleri olduğunda uyuşmazlık yoktur. Bu mukavelede yetki anlaşması da yapılmış ve Salihli İcra Daireleri yetkili kılınmış olduğundan bu yöne ilişik temyiz itirazları yerinde değilse de; bu senetlerin karşılıklı edimleri ihtiva eden sözleşmenin teminatı olduğu şu suretle kayıtsız ve şartsız borç ikrarını havi bulunmadığı; tahsili gerekip gerekmediğinin hallinin muhakemeyi gerektirdiği bu hususun süresinde yapılan itiraz ve şikayet üzerine mercice re'sen nazara alınması gerektiği cihetle kambiyo senetlerine mahsus özel yolla yapılan takibin iptaline karar verilmek gerekirken İİK 170/a maddesi nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları yerinde görüldüğünden merci kararının İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.02.1989 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Üye Mehmet Tekinöz'ün Karşı Oy Yazısı:
Takip 19.12.1984 ve 24.12.1984 tanzim tarihli iki adet bonoya dayalıdır. Borçlu, bonolarda yetkili yerin belirtilmediğini, ayrıca yetki anlaşması yapılmadığını, yetkili yerin borçlunun ikametgahının bulunduğu icra dairesi olduğunu, Salihli'de takip yapılamayacağını öne sürerek yetki itirazında bulunmuş, esasa yönelik bir itirazda bulunmamıştır. Borçlunun sonradan verdiği 12.2.1988 ve 28.2.1988 tarihli dilekçelerinden itirazın münhasıran yetkisizliğe yönelik olduğu bellidir. Mercice de böyle kabul olunduğu gibi çoğunluk tarafından da öyle kabul edilmiştir.
Taraflar arasında 28.12.1988 tarihli yetki sözleşmesi olup burada yetkili yerin Salihli olarak taraflarca kabul olunması nedeniyle merciin yetki itirazını red etmesi doğrudur. Çoğunluğun bu görüşüne katılıyorum.
Ancak olayımızda İİK'nun 170/a maddesinin uygulama olanağı yoktur.
1- Münhasıran yetkiye yönelik itirazda tetkik merci yetki itirazının varit görürse yetkisizliği ve dosyanın başvuru halinde yetkili icra dairesine gönderilmesine; aksi halde yetki itirazının reddine karar verebilir. İİK'nun 170/a maddesini uygulayarak senet metnini inceleyip dayanak senedin kambiyo senedi vasfında olup olmadığını, alacaklının kambiyo hukukuna dayalı olarak takip hakkına sahip olup olmadığını resen inceleyip nazara alamaz.
2- İİK'nun 170/a maddesinin mercide resen nazara alınabilmesi için senet metninden senedin kambiyo senedi vasfında olmadığının alacaklının bu senedin yetkili hamili bulunmadığının özel yolla takip hakkına sahip olmadığının anlaşılması gerekir. Senette ihdas tarihinin bulunmaması, borçlunun, parmak izi ile senedi düzenlenmiş olması, ciro silsilesine göre alacaklının yetkili hamil durumunda olmaması, bonoda emre muharrer kelimesinin bulunmaması, çekte tanzim yerinin ve gününün ödeme yerinin bulunmaması gibi
Mercice senet metni dışına çıkılarak olayımızda olduğu gibi taraflar arasında bulunan karşılıklı edimleri havi sözleşmeye, yetki sözleşmesine dayanarak, itiraz vaki olmadığı halde İİK'nun 170/a maddesinden bahisle alacaklının takip hakkı olmadığının kabulü mümkün olamaz.
Bu sebeple merci kararı doğrudur.
Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile merci kararının onanması gerekir.
Çoğunluğun İİK'nun 170/a maddesinin uygulanması gerektiği görüşüne bu görüşle yapılan bozmaya katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy