(2004 S. K. m. 269) (193 S. K. m. 94) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 30.5.1988 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1 - Alacaklının takip talepnamesinde tahliye isteği mevcut değildir. Buna rağmen, talep dışına çıkılarak borçluya tahliye ihtarlı ödeme emri çıkarılması alacaklıya bir hak bahşetmez. Merciin bu hususları gözetmeden, tahliye kararı vermesi isabetsizdir.
2 - Borçlu, takibe itiraz dilekçesinde; aylık kira parası tutarına açıkça itiraz etmemiştir. Bu nedenle ve 270.000 TL. kira parasını ödediğine dair belge ibraz etmediğinden bu miktar ve faizi yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi yerindedir.
3 - Kiralanan şey, işyeri olduğuna göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca yapılması gereken kesintinin sorumlusu ve yükümlüsü kiracı olduğundan, bu meblağı maliyeye ödediğini ispat etmedikçe alacaklının takip hakkı bulunmadığı nazara alınmadan alacağın bu bölümünün de itirazın kaldırılması yasaya uygun değildir.
4 - Kira sözleşmesine göre, işhanının ortak giderleri kiracıya aittir. Ancak alacaklı ortak gider olarak ödemede bulunduğuna dair usulüne uygun bir belgeye dayanmadığı halde itiraza uğrayan bu alacak kesiminde itirazın kaldırılması yersizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazı kısmen yerinde görülmekle temyiz olunan merci kararının 1, 3 ,4 numaralı bentlerde yazılı nedenlerden dolayı İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.02.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy