(2004 S. K. m. 16, 32)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 11.12.1989 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip dayanağı ilamda birden fazla davalı borçlu mevcut olup, hüküm fıkrasında müteselsilen sorumlu olduklarına dair açıklık mevcut değildir. Buna rağmen ve her borçlu hissesine düşen borç oranında sorumlu bulunduğu halde, alacaklının borcun tamamı üzerinden takip açması ve ödeme emri göndermesi yasaya uygun değildir. Merciin, şikayetçi borçlunun hissesine düşen oran dışında kalan ve ilama aykırı düşen istek yönünden takibin iptaline karar vermesi gerekirken, takibin tümüyle iptal edilmesi isabetsizdir.
Şikayetçinin ilama aykırı düşen kısma itiraz hakkı süreye bağlı olmadığından payına düşenden ziyade ve diğer borçlular lehine vaki ödemesi nedeniyle rücu hakkına sahip bulunduğundan 23.8.1988 tarihli beyan sonuca etkili görülmemiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazı kısmen yerinde görüldüğünden, merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.05.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy