(2004 S. K. m. 16, 72)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 29.12.1989 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- 13.8.1986 tarihli dilekçe ile icra müdürü kararına yönelik ve tetkik merciinin önce 986/64 sayılı ve bozma üzerine 989/49 esas sayılı dosyasında bu konuda verilmiş 27.2.1987 tarihli red kararı dairemizin 3.5.1988 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Karar düzeltme isteğinin reddinden sonra açılan duruşmada ve ilk oturumda bozmaya uyulmasına karar verilmiştir. Bu kerre... 15.11.1989 tarihli merci kararının hüküm fıkrasının ikinci bendinde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Gerçekte bozma vechile, şikayet yerinde olup memurluk kararının bozulması yolunda karar tesisi icap etmekte ise de merci kararı yazılı haliyle sonuca etkili görülmediğinden bu hal bozma sebebi sayılmamıştır.
2- Borçlu şirket Datça Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben 6.2.1989 tarihli dilekçe ile yukarıda (1) Nolu bentte bahis konusu edilen ve süresinde itiraz edilmediğinden kesinleşmiş olan 986/137 esas sayılı icra dosyasında takip konusu 4.971.384 TL. istek de bulunulmuş ise de herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle, menfi tespit davası açılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, hitabeden bu dava dilekçesi Datça İcra Tetkik Mercii'nin 989/46 esasına yanlışlıkla kaydedilmiştir. Merciin 5.4.1989 tarihli kararıyla bu dosyanın sonradan 989/49 esas sayısını alan 989/46 esas sayılı şikayet dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Genel Mahkeme'ye açılan menfi tespit davasının şikayete ilişkin merci dosyası ile birleştirilmesine usul ve kanun müsait değildir. Birleştirme için her şeyden önce iki davanın mevcudiyetinde zorunluluk vardır.
Olayda mercii, şikayete ilişkin dosya ile menfi tespit davasının birleştirilemeyeceğini, buna usul hükümlerinin müsait olmadığını gözetmediği gibi, Asliye Hukuk'ta açılmış davayı merci esasında kaydederek hataya düşmüştür. Menfi tespit davası bakımından mercice yapılacak iş bu davanın tefriki ve menfi tespit davasının Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevdiine karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen red ve kısmen kabulü ile, merci kararının şikayete ilişkin bölümünün yukarıda 1 numaralı bent de yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, menfi tespit davasının reddine ilişkin merci kararı kısmının ise yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan gerekçe ile İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan 3.500. TL. onama harcın mahsubuna, bakiye 1.500 TL. onama harcın temyiz edenden alınmasına 25.01.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy