(2004 S. K. m. 18, 118, 133, 134)
Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki (M.Ç) ve Ç.... Alüminyum San. Tic. Ltd. adına (M.Ç) vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 30.6.1989 gününde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Menkul mallar 2.350.000 TL., bedelle alacaklı (O.N)`ye ihale edilmiştir. (O.N)`nin alacağı bu miktarın çok daha üstünde olduğundan diğer alacaklı SSK`nun satış bedelinden payına düşen 137.555 TL`nin geç yatırılmış olması sonuca etkili görülmemiştir.
Borçlu, icra dairesinden İİK`nun 118. maddesine göre ihalenin feshini istemiş, reddedilince bu kararı şikayet olarak merci hakimliğine getirmiştir. Merci hakimliği şikayeti yerinde bulmayıp reddettiğine göre İİK`nun 134. maddesi gereğince para cezası verilmesinde isabet yoktur. Ancak, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden merci kararı düzeltilerek onanmalıdır.
17.5.1989 tarih 23/32 sayılı merci kararının hüküm fıkrasının, 5. bendinin karardan tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile İİK`nun 366. ve HUMK`nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 09.02.1990 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
İİK`nun 118 maddesine göre, menkul satışı peşin para ile yapılır. Alıcıya yedi günlük mühlet verilebilir.
Olayda, 6.12.1988 tarihli tutanakta ödeme için verilmiş mehil yoktur. Alıcının takip alacaklısı olmasına rağmen, diğer alacaklıların haczinin mevcudiyeti karşısında, ihale bedelinin tümünün ödenmesi zorunludur. Nitekim, diğer rüçhanlı alacaklı SSK`ya satış bedeline mahsuben tediyesi gereken 137.555 TL. 12.12.1988 tarihli müdürlük kararından 5,5 ay sonra, 26.5.1989 da ve satış bedeli karşılığı ödenmiştir. İhalenin, satış bedelinin zamanında ödenmemesi sebebiyle feshedilmesi yolundaki borçlu vekili isteğinin "ihalenin feshi davası" açıldığı gerekçesi ile reddedilmesi de yanlıştır. İİK`nun 134 ve 133. maddelerindeki fesihler ayrı sebeplere bağlı ve farklı sonuçlar doğurur. Merciin, 7.2.1989 tarihli müdürlük kararına vaki şikayeti yazılı gerekçe ile reddetmesinde yasal isabet yoktur ve dosyaya göre şikayet yerinde olup kabulü gerekir idi.
Sonuç: Merci kararının, yukarıda belirttiğim gerekçelerle BOZULMASI yerine, onayan çoğunluk görüşüne karşıyım.
S. Öktemer
Full & Egal Universal Law Academy