(2004 S. K. m. 134) (2709 S. K. m. 36)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya okundu mahallinden daireye 31.9.1989 tarihinde gönderilmiş olmakla ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Şikayetçi dilekçesinde, belirttiği sebeplerden dolayı ihalenin feshine karar verilmesini istemiştir.
Merci, davanın reddine, davacının ihale bedelinin % 10 oranında para cezasına mahkumiyetine hükmetmiştir.
İhale günü ile mercie başvuru tarihi arasında geçen zamana nazaran merciin esasa girmeksizin, isteği süre yönünden reddetmesi icap eder. Zira, İİK'nun 134/1. maddesine göre, ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden işlemlerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla kesbedildiği kabul edilir ve bu sebeplerden ötürü ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde ihalenin feshi istenebilir.
Olayda, bu hak düşürücü süre geçirildiğinden red kararı yerindedir.
2 - 3494 sayılı kanunla değişik İİK.'nun 134. maddesinin yasalaşma safhasında, kötü niyetli davranışlara set çekmek amacı ile, ihalenin feshini dava edecek kişilerin satış değerinin yüzde onu oranında teminat yatırma zorunluluğunu getiren tasarı hükmü, Adalet Komisyonunca mahzurlu görülüp, Teminat yatırmanın dava hakkında zedeleyici olduğu düşünülmüş, ancak davayı kaybeden tarafa kanunun genel sistematiği içinde ve ona uygun olarak yüzde on para cezası verilmesi daha yerinde olduğu gerekçesi ile (Adalet Komisyonu Raporu, 27.10.1988 tarih, esas 1/488, 2/57, karar 26), maddeye merci şekli verilmemiştir.
Hükümet tasarısında yer alan teminat şartının DAVA AÇMA HAKKINI ZEDELEYİCİ bulunması sebebiyle para cezasına dönüştürüldüğü gerekçeden anlaşılmaktadır. Bu görüş karşısında, verilecek para cezası da aynı espri içinde ele alınmalı ve dava açma hakkını önleyici boyutlara varmamalıdır. O halde, para cezası, ancak süresinde açılmış davada haksız çıkmış taraf hakkında uygulanmalıdır. Bu şekilde yapılacak yorum ve varılacak sonuç, kanun yapıcının yukarıda belirtilen amacına, maddenin değişiklik gerekçesine, Anayasa'nın 36. maddesine uygun düşer. İİK.'nun 134. maddesini ikinci fıkrasındaki para cezasına ilişkin hüküm, yazılış itibariyle ilk bakışta mutlak bir ifade taşıyor gibi görünüyor ise de, süre yönünden red halinde dahi para cezası tayini, özellikle Anayasa ile teminat altına alınmış olan hak arama hüriyetinin özüne dokunmuş olur ve onu zedeler. Anılan madde metni ve para cezasını uygulama şartlarının Anayasaya uygun yorum ilkesine göre ve belli edilmesi gerekir. Bu durumda, söz konusu hükmün, Anayasaya uygun biçimde ve hak arama hürriyetini zedelemeyecek şekilde yorumu mümkün bulunmakla, iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gidilmesine de lüzum kalmamaktadır.
Olayda, başvurunun süre yönünden ve esasa gidilmeksizin reddi gerektiğinden, davacının ayrıca para cezasına mahkum edilmesi maddenin ruh ve maksadına uygun değildir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazları kısmen yerinde görülmekle, temyiz olunan merci kararının, yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle ve para cezasına hasren İİK'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.12.1990 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İİK'nun 3494 sayılı Kanunla değişik 134. maddesinde talebin reddi halinde para cezasına hükmedilmesi öngörülmüştür. Davanın süreden reddi halinde para cezası tayin edilmeyeceğine dair bir hüküm yoktur. Dava ister esastan, ister süreden isterse vazgeçme ile reddedilsin para cezasına hükmedilecektir. Maddede mücerret redden bahsedilmiş olup red sebebine göre bir ayırım yapılmamış muafiyet tanınmamıştır. Çoğunluk kararı da Anayasa'nın 36. maddesine dayanılmakta ise de bu maddeye aykırılık söz konusu ise para cezasının uygulanmaması yolu Anayasa Mahkemesi'ne müracaatta maddenin iptal ettirilmesidir. Söz konusu para cezası fuzuli davaların açılmasını önlemek ve ihalenin gayesine ulaşmasını sağlamaktır. Maddede para cezası öngörülmesinin bir sebebi de takiplerin artırılması ve taşınmazın olduğunca muhammen değere yakın değerde satılmasını sağlamaktır. Aksi halde gereksiz davalarla ihalenin kesinleşmesi sürüncemede kalacak 134. maddenin 6. fıkrasındaki tescil işleminin ve dolayısıyla müştekinin temliki tasarruf hakkı gecikecektir. Netici olarak merciin para cezasına hükmetmesi madde metnine ve vaz'ı sebebine uygun olup merci kararının onanması reyindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy