(2004 S. K. m. 269)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 7.9.1990 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı kira parası ve tahliye istemektedir. Talepnamede Temmuz ve Ağustos ayları için 50.000 TL istemiştir. Borçlunun bu kira parasına itirazı yoktur. 100.000 TL. yı süresinde makbuzla alacaklıya ödediği çekişme konusu değildir. Bu iki aylık kira için borçlunun borcu yoktur. Eylül, Ekim, Kasım ayları için 100.000 TL dan aylık kira parası istenmişse de borçlu bu kira parasına aylık 60.000 TL olduğundan bahisle itiraz etmiş ve 3 aylık kira bedeli 180.000 TL.'yı daha kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden 31.10.1989 tarihinde konutta ödemeli olarak alacaklı vekiline göndermiştir. Alacaklı bu paranın takipten sonra gönderildiği için alınmadığını beyan etmiştir. Böyle olunca bu son üç aylık kira parasından dolayı borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilemez. Burada süresinde gönderilen kira parasını almamak suretiyle temerrüde düşen alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye istemi reddedilmek gerekirken kabulü doğru değildir. Kabule göre de ayrıca borçlunun itiraz dilekçesinin 3.11.1989 tarihinde alacaklıya gönderildiği icra tutanağında yazılı ise de bunun tebliğine dair dosyada bir kayıt yoktur. İİK.'nun 269/3 maddesine göre itirazın tebliği tarihinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yolu ile takip yapamaz. Alacaklının mercie başvurusu 4.6.1990 tarihidir. İtirazın tebliğ tarihi araştırılarak Yasa'nın bu maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği de saptanmadan noksan inceleme ile karar verilmesi de isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazları yerinde görüldüğünden merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366 ve HUMK.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.03.1991 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy