(6762 S. K. m. 559) (2004 S. K. m. 169, 170)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 7.11.1990 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu takibe dayanak senedin bir alım satım akdi ile ilgili olarak teminat senedi şeklinde verildiğini, satışın gerçekleşmediğini, karşılıksız kaldığını hamilin lehtarı C. Savcılığına şikayet ettiğini ileri sürmüş merci hakimliğince ceza dosyasının celbinin düşünülmesine karar verildiği halde dosya getirilmeden itiraz red edilmiştir. Borçlunun temyiz dilekçesine bağlı olarak ibraz ettiği 4.11.1989 tarihli ifade tutanağında hamil S.E. 5.000.000 TL`lık takip konusu senedin teminat olarak verildiğini beyan ve kabul etmektedir. TTK`nun 599. maddesine göre bonodan dolayı kendisine başvurulan kimse keşideci veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanarak def`ileri başvuruda bulunan hamile karşı ileri süremez. Eğer ki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Sonuç: Olayda hamilin durumu bildiği anlaşılmasına göre senet bedelinin tahsili gerekip gerekmediğinin yargılama sonucu tesbit edilebileceği düşünülmeden itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz borçlu vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA 21.11.1990 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy