(2004 S. K. m. 269/a)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 2.2.1990 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip kira parasının alınması ve tahliye dileğiyle açılmıştır. Borçlu yasal süresi içerisinde 4.10.1989 tarihli itiraz dilekçesini vermiştir. İcra müdürlüğünün 20.10.1989 tarihli kararı karşısında alacaklının merci nezdinde itirazın kaldırılmasını istemeyişi dosyadaki safahata uygun olur.
Ne var ki İİK.'nun 269-a madde hükmü karşısında borçlu takibe itiraz etmemiş olsa dahi alacaklının isteği üzerine merciin tahliye kararı vermeden önce bu başvurunun haklı olup olmadığını araştırmak mecburiyeti vardır. Bu durumda merciin borçlunun takibin esasına yönelik borçlu itirazları üzerinde durmaksızın özellikle paydaş olduğu 1/5 hisseye göre öne sürülen alacaklının payına isabet eden kira parasını ve tahliye istemeye hakkı olmadığı hususu üzerinde durmaksızın yazılı şekilde karar vermesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz isteğinin kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.06.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy