(2004 S. K. m. 168/4, 170)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye 9.10.1991 tarihinde gönderilmiş olmakla ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK.nun 168/4. maddesinde; ödeme emrine "... imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın % 10'u oranında para cezasına mahkum edileceği..." ihtarının yazılacağı belirtilmiş ise de, imza inkarının incelenmesi ve sonuçlarını düzenleyen 170. maddede sadece inkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa itirazın reddi ile birlikte borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın % 40'dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilir" hükmü yer almıştır. İhtar olunan para cezasının ayrıca tahsiline karar verileceği hükmü getirilmemiştir. İmza inkarının sonuçlarını düzenleyen 170. maddede para cezası konusunda yasa koyucu "boşluk" bırakmıştır. Ceza hukukunda yasa boşluklarının kıyas yolu ile doldurulması mümkün değildir. Ayrıca, 170. maddede "para cezasının tahsil edileceği" konusunda açık bir hüküm bulunmadığı halde, 168/4. maddedeki ihtar hükmüne dayanılarak para cezasının tahsiline karar verilmesi ceza hukukundaki "Kanunilik" ilkesine de aykırıdır.
Kanununsuz ceza olamıyacağı, ceza hukukunda boşlukların kıyas yolu ile doldurulamıyacağı gözetilerek, borçlu hakkında para cezası tayin edilmemesi gerekirken kıyas yolu ile yasa boşluğu doldurulmak sureti ile para cezasına hükmedilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA 1.4.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy