(506 S. K. m. 80) (1086 S. K. m. 9, 10, 409)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden 24.5.1991 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 506 sayılı Sosyal Sigotalar Kanununun 80. maddesine göre işveren, bir ay içinde çalıştırdığı Sigortalıların ödenmesi gereken primlerini engeç ertesi ayın sonuna kadar ödemeye mecburdur. Prim, süresi içinde ve tam olarak ödenmese ödemeyen kısmına sürenin bittiği tarihten başlayarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakındaki Kanunla belirtilen gecikme zammı uygulanır. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, primlerin ödenmemiş kısmı için, tamamı ödenene kadar gecikme zammı tahakkuk ve tahsil olunur. 3320 sayılı Memurlar ve İşçiler ile bunların Emeklilerine konut edindirme yardımı yapılması hakkındaki Kanunun 8. maddesine göre de, işveren tarafından Sosyal Sigortalar Kurumuna zamanında ödenmeyen konut edindirme yardımları hakkında 506 sayılı Kanunun 80. maddesi hümü uygulanır.
80. Maddenin açık hükmü karşısında, gecikme zammına gecikme zammı uygulanması prim yada konut edindirme yadımlarına faiz istenmesi mümkün değildir. buna karşın, gerek prim gerekse konut edindirme yardımlarının yasal süresinde ödenmemesi halinde, ödenmeyen kısmına tahsil tarihine kadar gecikme zammı tahakkuk ve tahsil olunacağı anılan maddenin açık hükmü gereğidir.
Gecikme zammının faiz olmadığı, bir tür gecikme tazminatı, medeni ceza olduğu bilimsel ve yargısal görüşlerde vurgulanmıştır (Çemberci SSK. Şerhi S. 637, İZVEREN Sosyal Politika, S. 196; 22.11.1991 T. 5/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı). Bu nedenle faize faiz yürütülemeyeceği kuralının gecikme tazminatı için uygulanamayacağı açıktır. Tahakkuk ve takip belgesinde belirtien tarihe kadar tahakkuk ettirilen gecikme zammı tutarı borçlu işverene tebliğ edilmiş, muaccel hale gelmiş olan gecikme zammı konusunda, gecikme zammı tutarının işverene tebliğ tarihinden BK.nun 101/1. maddesi gereğince işveren mütemerit olmuştur. Bu nedenle, borç yazısında belirtilen gecikme zammı için borcun tebliğ tarihinden, başka bir anlatımla işverenin mütemerrit olduğu tarihinden itibaren faiz istenmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Özetlemek gerekirse:
1. "Prim" ve "Konut Edindirme Yardımı" alacağının ödenmeyen kısmına tahsil tarihine kadar gecikme zammı tahakkuk ettirilir. Bu alacaklar için faiz istenemez.
2. Borç yazısında belirtilen gecikme zammı tutarına, niteliği itibariyle faiz olmaması nedeniyle, borç yazısının tebliği tarihinden itibaren kanuni faiz istenebilir.
Mercice, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara ters düşer biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, alacaklı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Alacaklı kurum veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın yukarıda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.12.1991 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy