(6570 S. K. m. 7) (2004 S. K. m. 269, 272)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 16.8.1991 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 6570 sayılı Yasa'nın kapsamı içinde kalan taşınmazlar hakkında İİK'nun 272- 275 maddeleri hükümleri kiracının yazılı tahliye taahhüdünde bulunmuş olması halinde uygulanabilir. Kiraya veren, kiracının, ilk kira sözleşmesinden sonraki tarihte sonraki kira sözleşmesinde veya kira sözleşmesinden ayrı olarak yazılı şekilde düzenlenen kayıtsız ve şartsız tahliye taahhüdünde bulunması halinde İİK'nun 272 ve devamı maddelerine göre icra dairesine başvurarak tahliye takibi yapabilir. Bu kuralın yasal dayanağı 6570 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde yer alan (Kiracı tarafından gayrimenkulün tahliye edileceği yazı ile bildirilmiş olmasına rağmen tahliye edilmezse icra dairesine müracaatla tahliye istenebileceği)'ne ilişkin hükümdür. Tetkik konusu olayda da davacı kiraya veren 17.1.1990 günlü tahliye taahhüdüne dayandığı için İİK'nun 272 ve devamı maddelerine göre takip yapabilir. Bu nedenle yukarıdaki kurallar çerçevesinde işin esası tetkik edilerek sonuca varılması gerekirken, borçlu hakkında, taşınmazın 6570 sayılı Kanun'a tabi olması nedeniyle İİK'nun 269. maddesine göre takip yapılabileceğinden bahisle ve yasal dayanağı olmayan gerekçe ile noksan incelemeye dayalı olarak istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile, merci kararının açıklanan nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.03.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy