(2004 S. K. m. 152)
Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 19.08.1991 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Takip dayanağı olarak hiçbir belge gösterilmemiştir. Ancak itirazın kaldırılması duruşmasında T. T.A.Ş asıl ve ipotek borçlusu olduğu, hakkında yapılan takip sonunda 4.458.272 TL`lık rehin açığı belgesi verildiği, diğer borçluların da kredi sözleşmesine göre T. T.A.Ş`nin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olduğu belgelendirilmiştir. Asıl borçlunun borcu rehin açığı belgesine İİK`nun 152/son maddesine göre kesinleşmiş olduğundan onu tamamlayan kredi sözleşmelerine dayanarak kefiller hakkında adi takip yoluna başvurulmasında yasaya aykırı bir yön yoktur. Bu nedenle sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak rehin açığı belgesine göre asıl borç 4.458.272 TL olduğu halde kefil hakkında 5.558.922 TL asıl alacak üzerinden takip yapılması doğru değildir. İtirazın bu bölüme hasren kaldırılması istemi reddedilmek gerekirken tümünün kaldırılması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden merci kararının İİK`nun 366. ve HUMK`nun 428. madeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.03.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy