(2004 S. K. m. 68)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 19.8.1991 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip Limited şirket hakkında yapılmıştır. 49 örnek ödeme emri tebliği üzerine S.K. böyle bir borçlu bulunmadığını ileri sürerek şirketin iflas ettiğini bildirerek icra dairesine itiraz etmiştir. Alacaklı vekili S.K.'nın borçlu Limited şirketin müdürü olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasını istemiştir. Merci hakimliği istemi reddetmişse de dairemiz şirketin iflasının araştırılması yönünden merci kararını bozmuştur. Bozmaya uyularak şirketin iflası araştırılmıştır. İcra Müdürlüğünün 7.2.1991 tarihli yazısında Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.2.1986 gün 434/3 sayılı kararı ile iflasına karar verilmişse de bunun icra dairesinde uygulamaya konulmadığı anlaşılmıştır. Bozma kararı taraflardan birisi için kazanılmış hak doğuracak nitelikte değildir.
Borçlu şirketin takibe bir itirazı olmadığına göre hakkındaki takip kesinleşmiştir. Haklarında takip bulunmayan Şirket Müdürünün veya ortağının icra dairesine itirazları hukuki bir sonuç doğurmaz. Kesinleşen takibi yürütme imkanına sahip olan alacaklının merci hakimliğine başvurusu da gereksiz olup bu nedenle reddedilmek gerekir. Merci hakimliğinin karar gerekçesinde isabet yoksa da istemin reddedildiğine göre sonucu itibarı ile doğrudur.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ise sonucu doğru merci kararının İİK'366 ve HUMK 438'inci maddeleri uyarınca ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına 18.03.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy