(2004 S. K. m. 269)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 27.1.1992 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu icra dairesine verdiği 2.1.1991 tarihli itiraz dilekçesinde, talep edilen kira paralarını elden ödediğini, bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürmüş, akte karşı çıkmamıştır. Borçlu, talep edilen aylık kira parasına da itiraz etmemektedir. Kendisinden her ay için 200.000 TL istenmesine rağmen elden ödemenin aylık 250.000.TL. üzerinden yapıldığını savunmuştur. Bu durumda İİK'nun 269/2. maddesi gereğince taraflar arasındaki kira akti ve talep edilen aylık kira parası kesinleşmiştir. Borçlunun itiraz dilekçesinde yazılı iddiasını ne şekilde kanıtlayacağı, İİK'nun 269/c maddesinde yazılıdır. Buna göre, borçlu iddia ve defilerini yazılı bir belge ile kanıtlayabilir. Bu ilkelere uygun biçimde ispat edilmiş bir ödemeden söz edilemez. Dar yetkili icra tetkik merciinde taraflara yemin teklifi suretiyle meseleye çözüm getirilemez. Ancak, Borçlu İİK'nun 269/c maddesinde yazılı türde belge sunamadığı için yemin teklifi ile işin sonuçlandırılmasındaki aykırılık bozma nedeni yapılmamış, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan merci kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, peşin alınan 7.700.TL. harcın mahsubuna, bakiye 4.100. TL. harcın temyiz edenden alınmasına, 05.06.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy