(2004 S. K. m. 133)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 7.2.1992 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1 - 17.10.1990 tarihli dilekçe ile ihalenin feshi istenmiş bir kısım taşınmazlar bu tarihten sonra satılmıştır. Henüz ihale yapılmadan ihalenin feshi istenemeyeceğinden 17.10.1990 tarihinden sonra yapılan ihalelerin feshi isteminin reddi bu nedenle isabetlidir.
2 - Davacı vekili 16.9.1991 tarihli celsede diğer tanığın ifadesinden sarfınazar edebileceğini söylemiş, yine davalı vekili de 17.5.1991 tarihli celsede gerekirse tanık dinletmekten sarfınazar edebileceklerini bildirmiştir. Taraf vekillerinin tanıklarının dinlenmesinden feragat konusunda kesin beyanları alınmadan davacının ve davalının bir kısım tanıkları dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: 1 - Borçlu vekilinin 17.10.1990 tarihinden sonra yapılan satışlarla ilgili temyiz itirazlarının reddi ile anılan taşınmazlarla ilgili red kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
2 - Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile merci kararının 2 no.lu bentte yazılı nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.06.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy