(2004 S. K. m. 269)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye 7.4.1992 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu hakkında, hasılat kirasına konu taşınmazın kira alacağının tahsili ve tahliye istemiyle takip yapılmış, 60 günlü ödeme süreli 51 örnek ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yasal süresi içinde icra müdürlüğüne borcu bulunmadığından bahisle itirazda bulunmuştur. İtiraz alacaklıya 19.12.1990 tarihinde tebliğ edilmiş, alacaklı 6 aylık süre içersinde merciiden itirazın kaldırılmasını istemiş, merciice itirazın kaldırılmasına karar verilerek karar kesinleşmiştir. Bu kerre alacaklı 26.7.1992 tarihinde merciiden tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Merciice 6 aylık yasal süre geçirildikten sonra tahliye istenildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İİK.nun 269. maddenin 3. fıkrası uyarınca itirazın tebliği tarihinden itibaren 6 ay içersinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoluyla takip yapamaz. Somut olayda alacaklı 6 ay içersinde itirazın kaldırılmasını istemiştir. Gerek anılan maddede ve gerekse 269/c maddesinde itirazın kaldırılmasıyla birlikte tahliye istenmesi gerektiği yolunda bir açıklık bulunmadığı gibi tahliye istemi bir süreye bağlanmamıştır. Mercice bu yönler gözetilerek tahliye isteminin kabulü gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.10.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy