(1086 S. K. m. 62, 68) (7201 s. Tebligat K. m. 11) (1136 s. AK. m. 41)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye 24.4.1992 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İcra takibine dayanak yapılan Bakırköy İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.1991 günlü ve 45/669 sayılı ilamında, davacı-borçlu şirketin vekil ile temsil edildiği görülmektedir. Bu nedenle, HUMK.nun 62 ve 68., 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11 ve Avukatlık Kanununun 41. maddeleri gereğince icra emrinin vekile çıkarılması gerekir. İcra emrinin asıla çıkarılması suretiyle, icra müdürünün anılan yasa hükümlerine aykırı bir işleminin mevcut bulunduğu açıktır. Şikayette bulunan Şirket vekilinin, şikayetle birlikte esasa yönelik itirazlarını da bildirme zorunluluğu yoktur. Nitekim şikayetçi vekili, sadece, icra emrinin borçlunun ilamda yazılı vekiline çıkarılmadığı için iptalini şikayet yolu ile merciden talep etmekle yetinmiştir. Yasaya aykırı işlem iptal edildikten ve yeniden icra emri tebliğ edilmesinden sonra borçlu vekili esasla ilgili itirazlarını bildirebilir. Vekile çıkarılmış ve usule aykırı yapılmış bir tebligat bulunmadığı için, "usulsüz tebliğ" ile ilgili 7201 sayılı Kanunun 32. maddesinin olayda uygulama yeri yoktur. O halde, istemin kabulü gerekirken, şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.10.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy