(2004 S. K. m. 18, 54)
Dava: Yukarıda tarih ve numara yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkik borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 25.7.1994 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 163 Örnek ödeme emri kendisine şerhi ile borçluya 5.1.1994 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili mercie verdiği 26.4.1994 tarihli şikayet dilekçesinde müvekkilinin 31.12.1994 tarihinde cezaevine girdiğini ve 23.1.1994 tarihinde tahliye olduğunu, üçüncü bir kişinin davetiyeyi aldığını imzanın müvekkiline ait olmadığını, takip kesinleşmeden haciz yapılamayacağını, ödeme emri tebligatı ve bundan sonra yapılan işlemlerin iptalini istemiştir. Tebligatın usulsüzlüğüne dair şikayet dilekçesinde alacaklının hasım gösterilmesi zorunluluğu yoktur. Merciin İİK. nun 18. maddesi gereğince duruşma yapılmasına karar vermesi halinde tarafları duruşmaya çağırması gerekir. Alacaklı tarafından borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karara dayanılarak borçlunun kamyonunun trafik kaydı üzerine haciz şerhi konulmuştur. Bu işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Ödeme emrinin tebliğ edildiği sırada borçlunun cezaevinde olduğu savcılık yazısından anlaşılmaktadır. İİK. nun 54. maddesi gereğince icra müdürünün borçluya kendisine bir mümessil tayin etmesi için bir muhtara göndermesi, verilen süre içerisinde mümessil tayin edip bildirmediği takdirde takibe devam etmesi gerekir. Bu yapılmadan borçluya ödeme emri gönderilmesi doğru değildir. Bu bakımdan ödeme emrinin iptaline karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddedilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. nun 366. ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA 23.09.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy