(2004 S. K. m. 269)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 14.11.1994 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1 - Kira sözleşmesi alacaklı ile borçlulardan O.K. arasında yapılmış olup 1.06.1993 başlangıç tarihi ve bir yıl sürelidir. Diğer borçlu S.T. sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Sözleşmenin 8-2. maddesinde kira sözleşmesi kira süresinin bitiminden bir ay önce taraflarca uzatılamayacağı bildirilmediği takdirde aynı şartlarla bir yıl uzatılmış sayılır, denilmektedir. Borçlunun gönderdiği fesih ihbarı 11.5.1994 tarihli olup, fesih ihbar süresine riayet edilmediğinden kira süresi aynı şartlarla bir yıl uzamıştır. Kiralayan da kira aktini tek taraflı olarak feshine razı olmadığını cevabi ihtarında bildirilmiştir. Bu itibarla haziran ayı kirasının istenmesinde bir usulsüzlük yoktur. Depozito olarak alınan para muhtemel zararlara karşılık olup kira borcuna mahsup edilmesi de mümkün değildir. Bu bakımdan borçlu O.K. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 - Borçlu S.T. vekilinin temyizine gelince, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Her ne kadar sözleşmede kiracının kiracılığı devam ettiği sürece S.T.'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu yazılmış ise de kefilin sorumluluğu kira süresi ile sınırlıdır. Belli bir bedeli içermediğinden aktin yenilenmesi halinde kefaletin devam edeceğine dair hüküm geçersizdir. Mercice bu yön gözetilerek alacaklı vekilinin 1994 yılı Haziran ayına ilişkin itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmek gerekirken alacağın tamamını kapsar biçimde talebin kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu S.T. vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile merci kararının yukarıda 2. bentte yazılı nedenle borçlu yararına İİK'nın 366 ve HUMK' nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA 22.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy