(6762 S. K. m. 867, 892, 1235, 1236, 1242) (2004 S. K. m. 23, 92, 150/G, 150/H)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 11.10.1995 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görülüşüp düşünüldü:
Karar: Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin takibe dayanak mahkeme kararı TTK. 1235 ve 1236. maddelerine göre verilen kanuni rehin hakkının tesisini ve belirli bir alacağı içermektedir. TTK.nun 1242. maddesi uyarınca da gemi alacaklılarının alacaklarının tahsilinde İİK.nun hükümleri uygulanır. Gemi siciline kayıtlı olmayan gemiler hakkında da cebri icranın uygulanması TTK.nun 892/2 ve 867. maddelerine göre mümkündür. İİK.nun 23/3. maddesi uyarınca rehin tabiri, ipotek ve menkul rehni tabirlerine giren bütün menkul ve gayrimenkul rehinlerini kapsamaktadır. Aynı Kanunun 150/h maddesinde ise rehin hakkının ilamla tespiti halinde ilamların icrasına dair hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla kesinleşmiş kanuni rehin hakkının tesisine ilişkin ilamlar için icra emri çıkarılabilir. Ayrıca İİK.nun 150/g maddesi delaletiyle aynı Kanunun 92/3. maddesi uyarınca gemi seferden de menedilebilir. Somut olayda da ilam niteliğinde belgeye dayalı olarak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığından icra emri çıkarılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak ilamın kesinleşip kesinleşmediği belirli olmadığından bu hususun araştırılması gerekmektedir. Mercice uyuşmazlığın bu esaslar çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.11.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy