(2004 S. K. m. 89)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahalinden daireye 22.1.1996 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekilinin talebi üzerine icra müdürlüğünce üçüncü kişi Akbank ..... şube Müdürlüğüne gönderilen 2.10.1995 tarihli müzekkerede, alacaklıya kesin hesabı yapılmadan 681.150.000. TL. ödemeye borçlu Çavdarlı Konut Yapı Kooperatifinin bankaları nezdindeki 10603-9 DHD-1 no'lu hesabındaki paralar ile daha sonra yatacak paraların borç kadarının haczine karar verildiğinden, haczin tatbiki ile bloke edilecek paranın icra dosyasına gönderilmesi istenilmiştir. Bankanın aynı tarihli karşılık yazısında, hesap bakiyesi 16.150.398. TL.nin gönderildiği belirtilmiş ve kesin haciz tutarının bildirilmesi istenilmiştir. 3. Kişi banka vekili mercie verdiği 5.10.1995 tarihli şikayet dilekçesinde, haciz müzekkeresinde borç miktarının kesin olarak bildirilmediği gibi, hesaba sonradan yatırılacak paralara da haciz konulamayacağını, tekrar haciz konulmak isteniyorsa yeniden haciz müzekkeresi yazılması gerektiğini, bankaya hesabı izlemek külfetinin yükletilemeyeceğini ileri sürerek, kesin borç miktarının belirtilmesini ve sonradan yatırılacak paralar üzerine konulan haczin iptalini istemiştir. İki kişi arasında mevcut hukuki münasebete dayanan henüz doğmamış olmakla birlikte ilerde doğması muhtemel bulunan alacaklarında haczi mümkündür. Bu itibarla şikayetçi vekilinin borçlunun bankadaki hesabına ilerde yatırılacak paraların haczedilemeyeceğine ilişkin şikayeti yerinde değildir. Ancak, üçüncü kişilerdeki alacak ve malların haczi usulü İİK.nun 89. maddesinde düzenlenmiştir. Haciz ihbarnamelerinde borç miktarının kesin olarak gösterilmesi zorunludur. Somut olayda, üçüncü kişiye gönderilen müzekkerede borç miktarı kesin olarak bildirilmediği gibi, müzekkere 1. haciz ihbarnamesinde bulunması gerekli hususları da taşımamaktadır. Şikayetin bu esaslar nazara alınarak kabulü ile 3. kişi bankaya 89/1. ihbarı gönderilmesine karar verilmek gerekirken şikayetin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.01.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy