(2004 S. K .m. 82) (6183 S. K. m. 1, 2, 3, 70)
Dava: Merci kararının müddedi içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 5.1.1995 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde; kanun kapsamı belirtilmiş, 2. maddesinde muhtelif Kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümlerinin tatbik edileceği kabul edilmiştir. 3. maddesinde ise; amme alacağı teriminin 1 ve 2. maddeler kapsamına giren alacakları ifade ettiği açıklanmıştır.
Anılan Kanunun haczedilmeyen mallar başlığını taşıyan 70/1. mddesini değiştiren 3986 sayılı Kanunun 16. maddesinde, mahalli idarelerin mallarının haczedilebileceği kabul edilmiştir. Bu hüküm amme alacaklarının cebren tahsilinde uygulanır.
3917 sayılı Kanunun geçici 79. maddesinde; "bu Kanunun 1. maddesinde sözü edilen yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar açılmış olan icra takipleri önceki hükümlere göre sonuçlandırılır" denilmektedir. Yönetmelik ise 1.10.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda İİK.nun hükümlerine göre takip yapılmıştır. Uyuşmazlığında bu kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir 6183 sayılı Kanunu değişik 70. maddesinin uygulama olanağı yoktur. İİK.nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendi değiştirilmemiştir.
O halde, mercice haczedilen mevduatının niteliğinin araştırılması Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri de nazara alınarak haczedilmezlik şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. 366. ve HUMK.428. maddeleri uyarıncanca (BOZULMASINA), 23.1.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy