(2004 S. K. m. 128, 133, 134) (1086 S. K. m. 440, 571)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün onanmasına mutazammın 17.1.1995 tarih ve 282/139 sayılı Daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine; bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye 10.4.1995 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Ankara Altınca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24.11.1992 tarih ve 1992/7-1605 sayılı ilalı ile, 16253 ada 3 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki aynı ve şahsi yükümlülükleri ile birlikte satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Taşınmazın, 12761 pay itibariyle 990 payı Yunus, 2450 payı Ali ve 9321 payı ise G..... İnşaat AŞ. adına tapuda katyıtlıdır. G..... İnşaat AŞ. payı üzerinde 5.000.000.000 TL.lık ipotek bulunmamaktadır. Mahkemece, bilirkişi tapu fen memurundan alınan 2.7.1992 tarihli raporda taşınmazın 10.116.000.000 TL. değerinde olduğu bildirilmiş satış memurluğunca taşınmaz bu değer üzerinden ve ipotekle yükümlü olarak satışa çıkarılmıştır. 17.5.1994 tarihinde yapılan birinci açık artırmada, ihale 15.100.000.000 TL. ile açılmış, Fırat 15.500.000.000 TL.; Mehmet 21.510.000.000 TL.; Süleyman 24.220.000.000 TL.; G..... İnşaat AŞ. temsilcisi ise 24.226.000.000 TL. pey sürmüşler. Taşınmaz ençok peş süren G..... İnşaat AŞ.'ye ihale edilmiştir.
Alıcı, verilen sürede icra veznesinde 6.530.602.820 TL. ödemiştir. Alıcının payına düşen parayı satış bedeline mahsuba hakkı vardır. Burada çözümlenmesi gereken sorun, alıcının diğer paydaşların payına isabet eden parayı tam olarak ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır.
HUMK.nun 571. maddesinde; açık arttırmanın İcra Kanunu hükümleri uyarınca yapılacağı kabul edilmiştir. Satış memurunun sulh hukuk mahkemesince ve üstelik uzman olmayan bilirkişiden aldığı raporla yetinmemesi, uzman bilirkişinin aracılığı ile taşınmazın değerini takdir ettirmesi, kıymet takdir raporunu ilgilillere tebliğ ettirmesi ve bu rapor kesinleştikten sonra satışı yapması gerekirdi. Bu usulsüzlük İİK.nun 134. maddesi uyarınca başlıbaşına ihalenin feshi nedeni ise de, şikayet konusu yapılmamıştır.
Satışta esas alınan değer taşınmazın gerçek değerini yansıtmamaktadır.
İİK.nun 128/2. maddesi hükmüne göre, satış memuru taşınmazın kıymetinin takdirinde taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin kıymete olan etkisini nazara almak zorundadır.
İhaleye katılan kişilerinde ipotek bedelinin sorumlu olacaklarını hesaba katarak pey sürecekleri de doğaldır.
Taşınmaz, alıcı değil de üçüncü bir şahsa ihale edilmiş olsa idi, satış bedelinin ipotek nazara alınmadan tapudaki payları oranında paydaşlara tevzii halinde, ipotek borçlusu olan paydaş hem bu miktar borcundan kurtulacak ve hemde yapına düşen satış bedelini alacaktı ki, bunun kabul edilmesi olanaksızdır. Taşınmazın ipotek borçlusuna ihale edilmesi halinde de durum aynıdır. Bu itibarla satış bedeline ipotek bedelinin eklenmesi ve bulunacak rakkamın payları oranında paşlaştırılması ve diğer paydaşların paylarına isabet eden paranın depo edilmesi zorunludur. Şikayetçilerin payına düşen para noksan ödendiğinden İİK.nun 133 maddesi uyarınca ihalenin icra müdürlüğünce feshehilmesine karar verilmek gerekirken şikayetin yazılı gerekçe ile reddi şikayetçi vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilmiştir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 17.1.1995 tarih, 282-139 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Ankara Altınca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.11.1994 tarih ve 610-1088 sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 336. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.5.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy