(7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28) (2004 S. K. m. 127)
Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 28.11.1996 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Merci kararının ve bunun taalluk ettiği işin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılması HUMK.`nun hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliği ile kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Dosyadaki borçluya çıkarılan tüm tebligatların Tebligat Kanunu`nun 21. maddesine göre yapıldığı, ancak Tebligat Tüzüğü`nün 28. maddesi gereğince borçlunun tebligat sırasında adresinde bulunmama nedeni ilgili kişilerden sorulup tespit edilmeden ve bu husus tebligat parçasında belirtilmeden tebligat yapılması usulsüzdür. 7201 sayılı Yasanın 32. maddesine göre tebligat usulüne aykırı yapılmış ise muhatabın beyan ettiği tarihte tebligat yapılmış sayılır. Borçlu da tebliğe 11.10.1995 tarihinde muttali olduğunu bildirdiğine göre 13.10.1995 tarihinde mercie yaptığı başvuru süresindedir. Merciin, öncelikle takibe itiraz edildiği de nazara alınarak takibin şekline göre öğrenme tarihinden itibaren süresinde icra dairesinde itirazının olup olmadığının saptanması, süresinde itiraz var ise takibin durdurulmasına; böyle bir itirazı yok ise buna ilişkin talebin reddi ile ihaleye yönelik şikayetin incelenmesi gerekir. Satış ilanı usule uygun tebliğ edilmediğinden ıttıla tarihine göre, satış tarihinde yapılmış bir tebligat yoktur. Satış ilanının tebliğ edilmemesi ise başlıbaşına ihalenin feshi nedenidir. Bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.`nun 366. ve HUMK.`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 05.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy