(2004 S. K. m. 45)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 4.3.1996 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İpotek akit tablosunun incelenmesinde, taraflar arasında bir anapara ipoteği kurulduğu anlaşılmaktadır. Anapara ipoteği Tapu Sicilinde rehinler hanesine yazılmış olan alacak miktarını, takip giderlerini yasal sınırlamalara uyularak sözleşmedeki faizleri teminat altına alır. Böylece borçlu anaparadan başka fer'ileri ile de sorumlu olur. Bu durumda krediyi kullandıran tarafından limit ipotekleri için zorunlu olan ihtarname gönderilmesine de gerek yoktur.
Ancak, Türk parası ile bir ipotek yapılıp ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğine, alacağın muayyenlik ilkesine, anaparanın tür ve miktar olarak değiştirilmesi söz konusu olamayacağına göre akit tablosunda belirtilen ....TL. esas alınarak, takipten önce yapılan bir ödeme bulunup bulunmadığı gözönüne alınarak ipotek akdinin 4. maddesinde kabul edilen faizin temerrüt tarihindeki oranının ne olduğu araştırılıp, talepnamede istenilen meblağlar ile borçlu aleyhine bir fark oluşturup oluşturmadığı Yargıtay denetimine elverecek biçimde saptanmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyizi itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. nun 366. ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 05.07.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy