(2004 S. K. m. 169) (6762 S. K. m. 601, 690)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 01.07.1996 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar:TTK.nun 690. maddesi göndermesi ile bonolara hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 601. maddesi hükmüne göre, rehin cirosu ile senedi eline geçiren hamil poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir. TTK.nun anılan 601/2. maddesinde de (... Poliçeden mesul olanlar, kendileri ile ciranta arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def`ileri hamile karşı ileri süremezler, meğer ki, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.) hükmüne yer verilmiştir.
Mercice lehtarın Gelibolu`da herkesi dolandırdığı ve halkın bunu bildiği gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Merciin bu sonuca tanık dinlemek sureti ile ulaştığı anlaşılmaktadır. Senetlerin ciro ile iktisap edildiği tarihte henüz borçlunun iflası söz konusu değildir. Zira borçlunun iflası senetlerin vade tarihinden dahi sonradır.
TTK.nun 601/2. maddesinde yazılı ve hamilin borçlunun bile bile zararına hareket ettiği hususu takip hukuku açısından geçerli bir belge ile kanıtlanmadığından ve dar yetkili mercide bu konuda tanık dinlenemeyeceği gözetilmeksizin istemin reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy