(2004 S. K. m. 40, 366)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının onanmasını mutazammın 2.4.1996 tarih ve 3145/4394 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 8.7.1996 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından borçlu SSK Genel Müdürlüğü hakkında bilirkişi raporuna dayanılarak 66.847.939.-TL. asıl alacağın faizi ile birlikte tahsili için genel haciz yolu ile takip yapılmış, 49 örnek ödeme emri borçluya 19.1.1995 tarihinde tebliğ edilmiş, süresinde itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. Dosya borcu 26.1.1995 ve 10.6.1995 tarihinde icrasına ödenmiş ve alacaklı tarafından da tahsil edilmiştir. Borçlu vekili 29.11.1995 tarihinde icra müdürlüğüne gelerek, 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 5.10.1995 tarih 1995/585-703 sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine karar verildiğini ve bu kararında kesinleştiğini bildirerek, alacaklıya hataen ödenen paranın dosyaya iadesi için alacaklıya muhtıra gönderilmesini istemiş, memurlukça da talebi kabul edilerek alacaklıya muhtıra gönderilmiştir. Muhtıranın tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde, alacaklının İcra Tetkik Merciine başvurarak; olayda İİK.nun 40. maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığını, muhtıranın yasaya uygun olmadığını açıklayarak, icra müdürlüğü muhtırasının iptalini talep etmiştir. Mercice 26.1.1996 tarihinde İİK.nun 40. maddesinin olaya uygulanması gerektiğinden bahisle Şikayetin reddedildiği görülmektedir. Somut olayda takip genel haciz yolu ile başlatılmış ve kesinleşmiştir. Bozulan bir merci kararı nedeni ile ve İİK.nun 366/son maddesinin delaleti ile aynı kanunun 40. maddesinin uygulanması söz konusu değildir. Kesinleşen adi takip sebebi ile İİK.nun 40. maddesinin uygulanması mümkün görülmemiştir. Bu nedenle merciin gerekçesi yerinde değil ise de merciin 26.1.1996 tarihli red kararından sonra, 8.2.1996 tarihli haciz sırasında borçlu (...iş bu yanlış şekilde ödenen miktarı dosyaya 15.3.1996 günü ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum...) Şeklinde beyanda bulunmuştur. Merci kararından sonra ve kendisine yapılan ödemenin yanlış olduğunu açıklayarak, geri ödemeyi borçlunun açıkça kabulü sebebi ile, ve bu kabul yargılamanın her aşamasında nazara alınacağı gibi haciz tehdidi altında beyanda bulunulduğu iddiası dar yetkili mercide değerlendirilemeyeceğinden karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Alacaklı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmediğinden (REDDİNE) kararın düzeltilmesini isteyenden takdiren 100.000. lira para cezası ile 503.500 lira ilam harcı alınarak hazineye gelir yazılmasına, 07.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)