(2004 S. K. m. 68)
Alacaklı, borçlu Faik Ş.'in asıl borçlu olarak kendisinin ise kefil olarak gösterildiği bonodan dolayı asıl borçlu adına icra dairesine yapmış olduğu ödemeye ilişkin rücu belgesine dayalı olarak genel haciz yoluyla takip yapmıştır. Takibe dayanak yapılan Ankara 24. icra Müdürlüğünün 96/3080, 20.5.1997 tarihli rücu belgesi İİK. nun 68. maddesine yazılı resmi dairelerin ve yetkili makamların yetkisine dayalı olarak vermiş olduğu bir belge niteliğindedir. Alacaklı, bonoda kefil olduğundan icra veznesine asıl borçlu adına ödediği bu parayı, anılan belgeye dayalı olarak talep edebilir. Borçlunun bonodaki durum aksine, kendisinin kefil olduğu yolundaki itirazı genel mahkemede açacağı davada değerlendirilebilir. Mevcut durum itibariyle alacaklının takip hakkı bulunduğundan, alacaklı isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy