(2004 S. K. m. 18 )
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 13.01.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yazı İşleri Yönetmeliğinin 23, 24 ve HUMK.`nun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 429/2. maddeleri hükmüne göre; merci kararının Yargıtay`dan bozularak iadesi halinde, karar düzeltme süresi geçtikten sonra dosya derhal esas defterine kaydolunur. Merci temyiz edenden 434. madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle kendiliğinden tarafları duruşmaya çağırır, dinledikten sonra bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.
İİK.`nun 18/3. maddesinde ise, kanunda açıklık bulunmayan hallerde tetkik mercii iki taraf arasında duruşma yapılmasına lüzum olup olmadığını takdir eder, duruşma yapılmasını tensip ettiği takdirde, tarafları en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler dahi icabeden kararı verir hükmü yer almıştır.
Bu maddeler gözetilerek merciin, kendiliğinden tarafları duruşmaya çağırması, duruşmaya gelmeseler dahi istem hakkında icabeden kararı vermesi gerekirken davanın süresinde yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy