(2004 S. K. m. 27, 29)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 23.6.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklılar, kesinleşmiş bir müdahalenin önlenmesi ilamına dayanmaktadırlar. İncelenen takip talepnamesine göre, müşteki hakkında ise herhangi bir takip yoktur. Hal böyle olunca, tahliyesi istenen bu yeri işgal etmekte olan kişi hakkında, ilamın infazının yapılabilmesi İİK.'nun 27 ve 29. maddesinde yazılı şartların tahakkuku ile mümkündür. Müştekinin, karardan önceki bir tarihten beri her ne sebeple olursa olsun burayı işgal ettiği anlaşılırsa bunun hakkında açılan dava sonunda alınacak ilama göre icra takibi yapılması halinde tahliyesi mümkündür. Ancak işin mahiyetine göre duruşma açılarak, her iki tarafa iddialarını ispat yönünde delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekir. Evrak üzerinde sadece şikayetçinin delillerinin incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabul şekline göre de şikayetçi takipte taraf olmadığına göre kendisine ilişkin işlemlerin iptaline karar vermek gerekirken takibin iptali de isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.07.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy