(6762 S. K. m. 688)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 4.8.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yapılan bilirkişi incelemesi ile keşideci imzasının, inkarda bulunan A.K.'a ait olduğunun anlaşılmasına, TTK.nun 688/5-6. maddeleri gereği bononun kime ve kimin emrine ödenecek ise onun adını, soyadını, bononun tanzim edildiği tarihi içermesi zorunlu ise de, keşide tarihi yönünden önemli olan belli bir tarihin gün, ay ve yıl olarak gösterilmesi olup, bu tarihin gerçeğe uygunluğunun şart olmamasına, (Bakınız Prof.Dr. F.Ö. Kıymetli Evrak Hukuku 2. Baskı Sayfa 467.- 12. Hukuk Dairesinin 5.10.1995 tarih 13241 esas 12975 karar sayılı kararı, Prof.Dr. H.. Kıymetli Evrak Hukuku ve uygulaması Cilt IV Sayfa 473, lehdarın ciro imzasının sahteliğinin iddia ve kanıtlanmamış bulunmasına, bu durumda bononun tanzim tarihi itibariyle lehdarın olup olmamasının bono niteliğini kaldırmayacağına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun merci kararının İİK.366 ve HUMK.438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 429000 lira onama harcının peşin alındığından mahsubuna bakiye 344900 lira harcın temyiz edenden alınmasına 4.3.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
Takip konusu senet lehtar F.A. adına Keşideci A.K. tarafından 22.3.1996 tarihinde düzenlenmiştir. Ciro yolu ile senedi elinde bulunan kişi takip yapmıştır. Bu hali ile senet TTK. 688. maddesinde belirtilen unsurları taşıdığı görüntüsünde ise de, 22.2.1996 tarihinde senet lehtarının olduğu dosya içinde mevcut veraset ilamından anlaşılmaktadır. 4.5.1978 gün 4/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere ölü kişi hakkında dava açılamaz. Takip yapılamaz. Yani ölümle kişilik son bulduğundan ölü şahsa hak ve borç yüklenemez. TTK. 688/6. maddesi senedin tanzim edildiği günün senede dercini şart kılmıştır. Bu tarihin gerçeği yansıtması şart değil ise de ancak atılan tarihe itibar edilmesi de esasdır. Şöyle ki o tarihte ehliyetin tespiti açısından senette yazılı tarihinin gerçek tanzim tarihi olduğunun kabulü zorunludur. (Bakınız F.Ö. kıymetli evrak huku. S.467 .. yoksa bu tarihin gerçeğe uygunluğu aranmaz. Ehliyete ilişkin hususlar bundan hariçtir) Ehliyet açısından mevcut olan kural, şahsiyetin sona ermesi açısından da öncelikle uygulanması gerekir. Çünki senetle yazılı tarihe itibar edilmesi esas kuraldır. Tanzim tarihinde ölü olan lehtar hak ve borç altına giremeyeceğinden takip konusu senet TTK. 688/5. maddesindeki kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadına yani hakiki veya hükmi şahsın varlığını taşımamaktadır. Tanzim tarihinde ölü lehtar açısından bir hak doğamayacağı için ve de anılan belge bono sayılamayacağı cihetle burdaki doğmayan hakkın ciroyolu ile devride söz konusu olamaz. TTK.nun 690. maddesi göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken 593. maddede yazılı ciro işleminin var olabilmesi için senedin bono niteliğinde olması gerekir. Tanzim tarihinden yaklaşık bir ay önce ölen lehtarın ciro imzasının gerçekliğininde bu nedenle hiç bir önemi ve sonuca etkisi yoktur. Kaldı ki, çoğunluk görüşünün aksine cira imzasının lehtar mirasçıları takip edilmediğinden keşideci tarafından inkarı söz konusu olamaz. Eğer lehtar mirasçıları takip edilir ve de imza inkarı sonucu imzanında lehtara ait olmadığı veya olduğu saptanırsa gibi varsayımların mercice tartışılması olanaksızdır. Bu nedenlerle senetle yazılı olan tanzim tarihine göre anlaşmazlığın çözümlenmesi asıldır. Hal böyle olunca İİK.170/a maddesi hükmüne göre takip konusu senet bono niteliği taşımadığından ve yukarda açıklanan nedenlerle de cirosu kabil olamayacağından takibin iptaline karar verilmesi için merci kararının bozulması gerekir, düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy