(1086 S. K. m. 9, 166, 167, 168) (743 S. MK. m. 4, 21) (7201 S. K. m. 21, 32) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Davacı vekili 02.04/1997 tarihinde, saat dokuza atılı bulunan duruşmaya, aynı gün ve saatle 2. Sulh Hukuk Hakimliğinde 1996/648 sayılı dosyalarının bulunduğundan yetişemediğini ileri sürerek eski hale getirme isteğinde bulunmuştur.
Kanunun yahut hakimin tayin ettiği kesin süre içerisinde belli bir işlemi yapması gereken kişinin (tarafın) veya vekilinin arzu ve ihtiyarı dışındaki bir sebeple o işlemi yapamamışsa eski hale getirme isteğinde bulunabilir. (HUMK md. 168/2) Hükmün yoklukta verilmiş ve şartları gerçekleşmişse yargılama esnasında kaçırılmış süre için hükmü veren mahkemeden eski hale getirme isteğinin kabul edilmesi isabetsizdir.
2- Yetkiye yönelik temyize gelince; Boşanma davasının, davacının ikametgahı veya eşlerin davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde bakılması gerekir. (HUMK md. 9/son) Kadının ikametgahı kocanın ikametgahıdır. (MK md. 4)
Dava dilekçesi davalıya 21.02.1987 tarihinde tebligat Yasasının 21. maddesine göre tebliği edilmiştir. Ancak muhatabın evde bulunmadığını beyan eden komşusunun imzası alınmamıştır. Bu hali ile tebligat geçersizdir. (TK md. 21, Tüzük md. 28) Yetki itirazının Tebligat Yasasının 32. maddesi karşısında süresinde yapıldığının kabulü gerekmiştir.
Koca İzmir Konak nüfusuna kayıtlıdır. Bu durumda ikametgahı İzmir'dir. Taraflar Mersin'de oturmasını haklı kılacak hukuki bir sebep yoktur. O halde dilekçenin yetki yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. 05.10.1998
EK GEREKÇE MUHALEFET ŞERHİ
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 166. maddesi yasanın ve hakimin belirlediği kesin süreyi kaçırmış olan tarafa eski hale getirme hakkı tanımıştır. Olayımızda, kaçırılan kesin süre bulunmadığı gibi çıkan davetiyede oturuma gelinmemesi halinde işlem yapılacağı ve hüküm kurulacağı (HUMK MD. 213-377) uyarısı vardır. Oturum saatine gelinmemesi kaçırılmış bir süre değildir. Eski halin iadesi bu nedenle hatalıdır. Bu gerekçe ile hükmün bozulması gerekir. Sayın çoğunluğun gerekçelerine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy